31 Ekim 2009

Rüyama giren esrarengiz saatçi ve maceralarım.


Çok sevdiğim bir saatim vardı. Hırsıza kaptırmıştım. Dün de böyle şıkır şıkır giyinmiş işe gidiyordum. Kolumdaki saat yoksulluğu bir anda bir zamanlar üstümdeki takıma cuk diye oturabilecek bir saatimin oldugunu ve ''baba saati bu'' şeklinde bir ergen filtresiyle takmadığımı hatırlattı.

Evet baba saatiydi o o zamanlar ama şuanda kolumda olmalıydı o saat, zaten 22 yaşında yeniden ''abi'' olmanın verdiği bir babamsı duygu içine girmişken, gömleği süveteri de çekmişken yadsımayacaktım bu baba saati olayını.

Her neyse bütün gün boyu kolumda olmalıydın guess! kolumda olmalıydın! şeklinde yakardım. O saati 16. yaş günümde benim için çok özel olan konur amcamdan almıştım. Ölmeden yememeniz gereken yemeklerden birinin yapıcısıdır aynı zamanda üvey babam olur kendisi.

Yatağıma yatıp rüya alemine geçtiğimde bir adam bana yaklaşıp, ''pissst, saatinin nerde oldugunu biliyorum, İzmire gittiğinde sevinç pastahanesine ilk gittiğin gün kırmızı kazaklı çay içen adamı bul. O adam takıyor şu an o saati. '' dedi . Ve abi dur bi dakika dememe kalmadan kaçtı benden.

Ben rüyamdaki o adama kafa atmak istedim çünkü sinir olurum aceleyle esrarengiz bir şey söyleyip kaçan kahramanlara. Ulan nereye gidiyorsun? Açıkla bi olayın tamamını.

''Açıklamak için vaktim yok . Şimdilik sadece bunu bil'' şeklinde açıklamalar yaparak kaçan bütün bilim kurgu filmi yaşlı bilgeleri, profesörler...

Savaş alanında bulunan ve tam destek birlik geldiği an'a kadar yaşamayı başarmış , ancak en önemli kısma gelince ölen adamlar! Sizlerden nefret ediyorum. Esrarengiz olucam diye hemen kaçıyorsunuz ya da ölüyorsunuz. Yoksa ensenizden tutup nerde lan o saat diycez diye korkuyorsunuz.

Sizce de öyle değiller mi sevgili okurlar? Sizce de öyle değiller mi?

Değiller. dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Bence de .


Üstümdeki pozitif enerji patlamasının sebeplerini bir ara siz degerli türkü severlerle paylaşmak isterim. Şimdilik esen kalın.

seks.!

30 Ekim 2009

Şubappaluğna! şiğzma-a beybeh!


pozitif bi enerji aktarması halindeyim.

Şubappaluğna! şiğzma-a beybeh!!

seks.!

29 Ekim 2009

Msn'de patlama anları vol.1


Aşağıdaki ileti tüm kullanıcılara teslim edilemedi.

emretv:

abi kendimi o elektronik festivalde görüşüp sonra umursamadıgın o kız gibi hissediyorum

neden beni önemsemiyorsun

neden benim mesajlarıma sonradan da olsa cevap atmıyorsun

neden ben msn i açtıgımda

çevrımdışı anlık ileti aldınız

şeklinde bir pencereyle maruz kalmıyorum

neden böyle davranıyorsun bana

eğer senin evinde unuttuğum kahverengi süpersonik zara kazağımı kaybedip ne yapacagını bilmez bi halde benden kaçıyorsan bunu bana söyleyebilirsin

o kadar djlik geçmişimiz var

o kadar vıcı vıcı yaptık beraber ve şimdi lanet olası bir kazak bizi bizden ayırıyor

hayat bu kadar acımasız değil gönenç

bir kazak dediğin şey nedir

koyunu alırsın

kırparsın

kırptıklarını lif haline getiren bir santrufuj makinesine koyarsın

o lifleri kaynatıp uzun şeritler halinde işlersin makinede

al sana yün

yünü alıp örersin sonra üstüne bir de zara diye etiket patlattın mı al sana kazak

bu kadar basit bir şey için neden kalbimizi kıralım

niçin bunu yapalım.

şimdi seni malatyalı çocukla baş başa bırakıyorum.

görüşmek üzere kadim dostum

görüşmek üzere.



malatyalı çocuğun tonunu iyi al.

bütün söylediklerimi o şiveyle söyledim içimden.

arkadaki ''dağda de dağda'' diyen çocuk var ya

işte hepimiz hayatta bazen o konuma düşmüyormuyuz?

bence düşüyoruz arada bir.

niçin birbirimizin kalbini kıralım

seks.!

24 Ekim 2009

İş Arıyorum

Evet iş arıyorum! Herkesin haberi ola.


Reklam, dizi-program yapımı, metin-senaryo yazarlığı, prodüksiyon asistanlığı yapabilirim.


Brainstorming mi yapmak istiyorsunuz? Onu da yaparım. Şimdi bu haberi kulaktan kulağa yaymanızı rica ediyorum.


seks.!

21 Ekim 2009

İmzam ve Ben


İmzamı o kadar çok seviyorumki kocaman bir kartona bastırıp altına tekerlek monte ettirdim. Bu sayede sahilde yürüyüşe çıkabiliyoruz beraber.



20 Ekim 2009

Böyle yapınca acıyor mu?


''Ben kimseyi kandırmıyorum abi. Söylüyorum onlarla sevgili olamayacagımı. Onlar da biliyorlar. Sonra hesap vermek zorunda kalmıyorum. Aynen net konuşucaksın abi. ''


Diyip vicdanlarını rahatlatanlar için geliyor.


''Honesty is not enough. You have to be noble .'' demiş bir ablamız.


peki ya böyle yapınca?


15 Ekim 2009

Klavye tıkırtısı ve sonuçları


Nutellayı çok seven insanların, nutella konusunda ''en çok ben anlayıp, seviyorum'' edasındaki beğenilerini her yerde belirtmeleri konusunda sosyolojik bi araştırma yapılmasını talep ediyorum. Markayı en çok sahiplenen ben olmalıyım şeklindeki çıkışın bir sebebi olmalı.




yazının geri kalanını bu videoyu başlatarak okuyun istiyorum. olur mu?

Louis Armstrong & Danny Kaye - "Oh When The Saints" from Simone Snaith on Vimeo.


Dün uydu yayını konusundaki yazımdan sonra nazar değmiş olacakki bu gün hiç bir kanalı izleyemiyorum. Valla porno izlemiycem diyen gözlerle kumandayı elime alıyorum. Ama bana mısın demiyor. Bozuldu sanırım ayarı.


Ayar oldum diye bir şarkı var. Çok seviyorum.



Kendi kendinin fotografını defalarca aynı açıdan, web cam aracılığıyla çeken bir arkadaşım var facebookta. Psikolojik bir takım sebepleri olmalı bu davranışın.


45 derecelik açıyla masum bakış- Emo olma kriteri.

Usb sticklerinin kapaklarını kaybetmeyen insanlar! Sizler bu hayatta muvaffak olacaksınız. Çok mühim yerlere geleceksiniz. Köydeki dedeleriniz sizin ne kadar ehemmiyetli biri olduğunuz konusunda konuşacaklar. Bizse kapakları kayboldugu için steril hissetmediğimiz usb sticklerimizi sizin tertemiz laptoplarınıza sokarken sizleri tedirgin edicez. Atın ölümü arpadan olacak!



Osmanlı ordusunun en ön saflarında Deliler olurmuş hep. Bu deliler en önde allah ne verdiyse yardırarak saldırırlarken arka sıralarında tokatçılar olurmuş. Ve şu meşhur Osmanlı Tokadı'nı patlatıverirlermiş düşmana. Tokadı yiyen düşman moralman çöktüğü için gerisi kolay oluyordur heralde. Ben mesela tokat yersem gözlerim sulanır sinirden. Uzun süredir tokat yemediğim için şuandaki tepkim ne olur bilmiyorum ama. Yeni çeri bir tanıdığınız varsa bu konuda bir deneme yapabiliriz. Ne de olsa 100 küsür yaşında adam olmuştur o tanıdıgınız. Acıtmaz.



Bu gün de yazımızın sonuna geldik. tekrar aynı saatte buluşmak dileğiyle efendim.



seks.!

Zippo Sahibi Çıngıraklı Yılan ve Alf


Biraz ara verir gibi yaptım yazma işine. Şu sıralar sadece yazmaya değil ''Emre'' olma durumuna da ara vermiş gibiyim. Uykuyla uyanıklık arası bi an yaşıyor hissindeyim. Hadi hayırlısı.


Bundan sonra erkeklerle el sıkışıp kadınlarla yanaktan öpüşüceğimi buradan duyuruyorum. Pis pis sakallı adamları öpmek de neyin nesi. İnsan güzel bişeyi öpmeli. Ve bütün kadınlar güzeldir. Mi?


Tüyü bitmemiş yetimleri de öpebilirim. Oğlancı gibi bi izlenim oluştura da bilirim pek tabii.


Az önce pantolunumun ceplerini boşaltırken 3 gün önce yediğim yiyeceklerin çöpleri çıktı içinden. Ulan dedim. Sen ne iyi bi çevrecisin emre dedim. Sonra da çöpe yürümeye üşenip cebine koyacak kadar pis bi adam olduğuma karar verdim.


Hayatımın en büyük tahrik olma seminerlerini 90 lı yıllardaki tutti(U) furitti izleyişlerimde yaşadığımı farkedince gerçekten hayatıma giren kadınlar adına çok üzüldüm. Özür dilerim sizlerden.


Ve insanın evinde şifre kırıcılı uydu yayını varsa ister istemez porno kanallarına kayıyor gözü. Normal hayat akışımda porno kültürü ortalamanın altında olan ben, kendimi çekirdek çitleyerek 7500 tane farklı adult kanalı tararken buluyorum kendimi. Bu yüzden evimde uydu yayını yok. Zekeriya Beyaz da kaldığı bir otelin ekstrasında emmeli gömmeli kanalların ücretini ödemek durumunda kaldıgında basına malzeme olmuştu. Ama ben o adamın porno düşkünü olmadıgını biliyorum. Anlıyorum seni zekeriya hocam. Anlıyorum.


Bir arkadasım var, bana tam olarak benim düşündüğüm ve kendime has düşünceler sandığım düşünceleri aynı özgünlüğü kendisinde hissederek anlatıyor. Ben de evet abi işte ben de öyleyim! diye çıkışlar yaparak daha bir sahipleniyorum fikirlerimi, görüşlerimi. Ama o benden önce söylediği için sanki ben yaranmaya çalışan tırt adam konumuna düşüyorum 3.kişiler için. O yüzden bundan sonra düşündüğüm her şeyi direk naber demeden sıralıycam onu gördüğümde. O.Ç!



Morgan Freeman'a hep zenci rolü vermiyorlar mı?



Çakmağı yakamadığımız anlarda bu konuda kendine çok güvenen bir adam belirir mekanda. Aşırı bir özgüvenle ''ver ver ben yakarım'' der. İşte o adamları buluşturup binlerce çakmakla doldurduğumuz bir havuzun içine boca etmek için çalışmalara başladım. Bu konuda tokai firması yetkilileri çok olumlu tepkiler verdiler. O kadar ki görüşme sırasında peluş ayıları kucagıma doldurup hep bir ağızdan iskoç türküsü söylediler.


(Personal message: Ertan! sen de o adamlardan birisin. Gazı bittiği halde üstelik!)



Babam bi konuda esprili bi tespitte bulundu. Kimin tespiti bu çok iyiymiş dedim. O da dudaklarının arasından istemsizce bir ''Alf'' çıkarttı. Ha ne ? arif mi? dedim. O da bu sefer muzur bi gülüşle ALF! ALF! uzaylı ALF! diye tekrarladı.



Alf'in esprisini çalmak. Alf'ten bir şey öğrenmek.



Seksten iyi anlar:


Teleskopla denizin üzerine yansıyan ışıkları takip etmek ve sigara eşliğinde resimlerini çizmek. Yıldız kümelerinin bulutlarla kaplı olması. Arada bir bulutların sana yol verip bakmana izin vermeleri...



----------------------




Yavşak tanımı tam olarak Mehmet Ali Erbil'le bütünleşiyor zihnimde. Biri ne zaman V ye vurgu yaparak yavvvşak dese orda bilinki bir Mehmet Ali yatar inceden.




Koyun sayarak uyumayı gerçekten deneyenleriniz. Sizi seviyorum.


Film ekimi'ne gitmek istiyorum. Ama önümüzdeki hafta nerede olacağımı bilmediğim için bilet almıyorum. Böyle de spontane gelişiyor hayatım.


Otobüs firmalarını denetleyen bir gizli müşteri olabilecek kadar çok yolculuk yapıyorum. Çok deneyimliyim bu konuda.



Bahar ayının son demleri ve şu geçirdiğimiz günler insanların bana olan samimiyeti artıyor. yeni insanlar giriyor hayatıma. ondan sonraki dönemde 6 ay kimseyle tanışmıyorum . Kapatıyorum kendimi.
Az önce tuvalet aynasında kendime bakarken bi kaç bakış denemesi yapıp 'şubappa?' öhm.. ''Şubappa!?'' şeklinde bir soru yöneltmesi yaptım. Rakınrolcu elvis havalarında bir saçla söyledim bunları kendime. Sonra da uzaklaşırken içimden. ''şubappa ne mınakoyiim'' diye söylendim.



Delilikle dahilik arasındaki ince çizgiyi geç ordan sola dön.



Bir arkadasımın aşırı solcu babası. Alkollü oldugu bir gün evine dönüş yolundaki taksiciyi sadece ''Sol'' a dönmesi şartını koşmuş. Ve sadece sola dönerek evine gitmiş. Düşününce çok zevkli. Ama sağa dönmeniz gerekiyorken kocaman bir sol dairesi çizmek zorunda olmak da taksimetresel sorunlara yol açabilir.



Blog yazma işi gerçekten çok garip.Buraya ne yazacagımı bilmeden başına oturup o anda düşünmeden çıkartıveriyorum içimdekileri. Çizim yapmak gibi.



Uzun süre fiat doblo derseniz bir süre sonra kaygısızlardaki mafya üçlüsünün kemal sunal ' a benzeyenine dönüşüyorsunuz. Büyüyü tersine çevirmek için beş kere diş etlerinizi göstermeden gülebilmeniz gerekiyor.



Gurbetçiler diye bir dizi vardı. Bu dizi beni benden alıp götürdü sanırım. Ne kadar vakit harcadım bilemiyorum çocuktum daha.



Baby tv çocukları otistik olmaları yönünde tetikliyormuş fazlaca izlettirilirse. Dikkatli olmak lazım.


Arada bir böyle yararlı ve düşünceli bir insan taklidi yapıyorumki hiç bir işe yaramayan bir blog denmesin diye.



Aslında direk çerezlikim.



Yani blogum çerezlik. Ben değil. Ben dişinizin arasına kaçarım. Hazımsızlık yaparım. 0


Blog konusunda hiç beklemediğim insanlar yorumlar yapınca motive oluyorum. Yazasım geliyor. Hatta 1 ay önce tekrar yazmaya başlamamı sağlayan tek şey budur. Teşekkür ederim Ayçacım. Canım okuyucum.



Artık bir zippom var. çtınnnk! diye bir sesle açılması güzel bir duygu. Sigara içmenin keyfini arttırıyor.


Çakmak konusunda hırslı adamlar topluluğu! zippoma yanaşmayın. kenarıyla çizerim.



Kontr-Tenor ları dinlerken garip oluyorum. Hiç sahip olmadığım bir duygunun ağıtını yakıyorlar sanki.



Yine uzun bir yazı oldu bu. Duracağım yok. özlemişim yazmayı.



Şimdi seks kısmına gelmeden önce bir çıngıraklı bir yılan düşünün istiyorum. Böyle bilgisayar ekranınızın arkasından size çıngırak kısmını gösteriyor. Pişt pişt diyor. Siz de ekranın arkasına bakıyorsunuz merakla. Bir anda burnunuzu ısırarak. kaçıyor. ve kaçarken şunu söylüyor:



SSSSssssseeekssssss.!